27 Temmuz 2016 Çarşamba

                THE MOST HARMFUL ADDITIVES IN FOOD
                Food is every important for living organisms . In  lifelong , energy has fundamental building block for cells. Food industry is made a number of errors in prepared foods. For example, this food packings add additivies but they actually  impend to people's health ; Aspartame..
1. Aspartame ; is contained artificial sweeteners which many disease is triggered..
*Symptoms ; 
Headache, dizziness, forgetfulness, joint pain, nausea, numbness, muscle spasms, obesity, depression, anxiety attacks, irritability, convulsions, insomnia, loss of vision, hearing loss, tinnitus, fatigue, loss of taste, Parkinson's, stroke, breathing stenosis, skin rashes,as it slows down the operation process as well as brain disorders, cancer..
2. High Fructose Corn Syrups ; contain wafer, kethcup , crema , cola , prepared soup,chocolate and puding. 
*Symptoms ;
Your bad cholesterol (LDL) quickly raises and plays a role in the formation of diabetes. Anemia also causes cardiac hypertrophy and obesity.
3.Monosodium Glutamate ;(MSG) or E621 
MSG is a flavor enhancer 're excitons . They excitons , cells are extremely alert . This causes damage and death of cells.
*Symptoms ;
Central nervous system damage and, consequently, Alzheimer's, Parkinson's, Huntington's disease, epilepsy, retinal degeneration (eye retina damage) etc.
4. Trans Fat ;
Trans fats can be driven at breakfast oils , margarine , solid and frying oils , ready in animal food, according to them , in fried foods , bakery and pastry products , pies , cakes, biscuits, pizza dough, cakes, chocolate, wafers , chips, salad dressings, pasta work , crackers, meatballs , sweets, fats and is found in many baked foods .
*Symptoms; heart attack and disease,etc.
5.Food Coloring ;Especially live salami sausages and sausage, is used to give the red color.For example;
Sunset yellow (E110)
Tartrazin ( E102)
Carmoisine (E122)
Panceau (E124)
Quinoline (E104)
Allura red (E129)
Sodium Benzoat (E211)
6.Sodium Sulfite/ Nitrate ;E250 code label located on the shelf life extender preservatives in processed meat products (delicatessen) is indispensable.Sodium nitrite; features fetus is dangerous for babies and children.
These losses E220, E222, E223, E224, E225 and E249, E251, E252 denoted applies to codes.
7.BHA and BHT ;
Butylated hydroxy anisole (BHA) and butylated hydroxy toluene (BHT) has preservatives affect the neural networks of your brain, triggering behavioral changes and cancer.
The deterioration of fats and oils are used to prevent mold. Cereals and cereal products, chewing gum, vegetable oil, potato chips, are used in some packaged foods for maintaining the freshness.
8.Sulfur Dioxide ;
SO2, sülfitleic agents ( sulfur dioxide, sodium or potassium sulfite, bisulfite, metabisulfite ), as is known . Used as a food preservative and fermented beverages . Baked goods , teas, condiments, seafood , jams, jellies, dried fruits, fruit juices, canned and dehydrated vegetables, and soup mix in frozen potato and drink.
9.Potassium Bromate;
These additives is to increase the volume of bread making and bakery products, and is used to whiten the color of the bread. It is known to cause cancer in animals. Even small amounts leads to various problems in humans. To use all over the world except the United States and Japan is a prohibited substance.

TAKE CARE ...

24 Temmuz 2016 Pazar





Yaratıcı Ambalajlar ;

  •  Değişik Ekmek Paketi ;
1- Değişik Ekmek Paketi
  • Arı Kovanında Bal ;

3- Arı Kovanında Bal
  • Gökdelen Görünümlü Spagetti Paketi4- Gökdelen Görünümlü Spagetti Paketi
  • Çok Kullanışlı Minik Zeytin Yağı Paketleri;

  • 20 Yaratıcı Ambalaj Tasarımı
  • Üzümden Yapılmış Bir Şarabın Şişesi;

    19- Üzümden Yapılmış Bir Şarabın Şişesi
















  • Kendi Meyvelerinin Şekillerini Almış Meyve Suyu Kutuları;

17- Kendi Meyvelerinin Şekillerini Almış Meyve Suyu Kutuları


  •  İçinde Balıkçı Teknesi Barındıran Su Şişesi ;
  • 16- İçinde Balıkçı Teknesi Barındıran Su Şişesi
  • Yeşil Çay Paketinin Eşsiz Tasarımı ;

  • 15- Yeşil Çay Paketinin Eşsiz Tasarımı
  •  Değişik Gıda Poşeti Tasarımı

    20 Yaratıcı Ambalaj Tasarımı
  • Ülkelere Göre Kahvaltı Seçimleri;
Hayatımızdaki Olmazsa Olmazı Başında Gelen Sihirli Yiyecek ;
                                 ÇİKOLATA 
1. Antioksidanlar;Çikolata üzerine yapılan güncel araştırmalar, kakaosu yoğun olan bitter çikolatanın, güçlü bir antioksidan deposu olduğunu gösteriyor. Ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etkisi var.
2. Enerji;Minik bir ısırık sayesinde; 45 metre yürümek için gerekli olan enerjiyi sağlamış olursunuz.
3. Mutluluk;Çikolatanın mutluluk verdiği bir şehir efsanesi değil. Kakaonun içerdiği biyoaktif besin bileşenleri ve magnezyum, vücutta serotonin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasına sebep oluyor. Bu durum, aynı zamanda çikolatanın doğal bir antidepresan olduğunu şeklinde de yorumlanıyor.
4. Tüketim;Sadece Amerika'da tüketilen miktar, yıllık yaklaşık 1.3 milyar ton civarında.
5. Tat Bileşenleri;Çikolatanın kimyasal analizini yapsak, içinde 600'ün üzerinde tat ve koku bileşeni taşıdığını görürüz. Bu rakam kırmızı şarap için sadece 200'dür.
6. Suikast Aracı;II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan bir mektup; Nazilerin, Winston Churchill'i içine patlayıcı düzenek yerleştirilmiş bir paket çikolatayla öldürmeyi planını, gün yüzüne çıkarmıştır.
7. 4. Tür;Piyasada pek bulunmasa da, kullanılan temel malzemeye göre, üç ana başlık altında toplanan, çikolata çeşitlerinin (siyah, beyaz, kahve), sarı renkte olan bir çeşidi daha vardır.
8. Obezite ve Diyabet;Bilim insanlarından oluşan bir ekibin yaptığı araştırma; bitter çikolatada bulunan bazı maddelerin, obeziteyi ve Tip2 diyabeti engellemeye yardımcı olabileceğini gösteren kanıtlara ulaştılar.
9. Diş Çürüğü;Belki inanmayacaksınız ama yapılan bir araştırma, kakao çekirdeğinde bulunan bir maddenin, diş çürümesine karşı koruyucu etkiye sahip olduğunu ortaya çıkardı.
10. Fındık ve Badem;Dünyada her yıl üretilen fındığın %20'si, badem ise %40'ı çikolata ürünlerinde kullanılıyor.
11. Mineraller;Siyah çikolatada, sağlığımız için son derece faydalı olduğu bilinen; çinko, selenyum ve potasyum gibi mineraller bulunuyor.
12. Yaşlanmayı Geciktirici Çikolata;İngiltere merkezli bir firma olan Lycotec'in çıkardığı 'Esthechoc' adlı çikolatanın, yaşlanmayı geciktiren özellikte olduğu iddia ediliyor.
13. Cilt Güzelliği;Yine yapılan bazı araştırmalar, çikolatanın cildi güzelleştirdiğini göstermiştir.
14. Alman Pastası;Adı sizi yanıltmasın. Bu pastanın Almanlarla olan tek ilgisi, tarifi bulan kişinin soyadı. Adamımız Sam German ve kendisi bir Amerikan vatandaşı.
15. Ömrü Uzatıyor;Harvard Üniversitesi'nde 8 bin erkek üzerinde yapılan araştırma, çikolatanın ömrü uzattığını da ortaya koydu. Çikolata yiyenlerin ömürlerinin en az bir yıl uzadığını belirten uzmanlar, bunu içindeki antioksidan maddelere bağlıyor.
16. Çikolata Koklama Makinesi;Mucidin adı Dominique Persoone. Kendisi bir çikolata üreticisi. Ürettiği bu makine sayesinde ise şimdilerde gayet keyifli bir yaşam sürüyor. Çünkü icadı sayesinde hatırı sayılır miktarda para kazandı. Cihazın, kullananlarda mutluluk hissi uyandırdığı söyleniyor.
17. Beyin Aktivitesini Artırıyor;MR çekiminden kısa süre önce kakaolu içecek içmiş kişiler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bu kişilerde beyin aktivitesinin kayda değer bir oranda arttığı gözlenmiş.
18. Beyaz Ama Çikolata Değil!;Şeker, tatlandırıcı ve süt ilaveli kakao yağı ile üretilen beyaz çikolatanın, içinde kakao kütlesi bulunmamaktadır. Yani aslında çikolata değildir.
19. Boykot;1947 yılında, Kanadalı çocuklar, çikolata fiyatlarının 5'den 8 sent'e çıkması sonucunda, tarihteki ilk çikolata boykotunu başlatırlar.
20. Kilo Vermek;Çikolata ve kilo arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma için, aşırı kilolu ve obez katılımcıların beslenme diyetlere, her gün bir miktar çikolata ve şeker eklenir. İnceleme sonunda katılımcıların 4 ayda 5 kilo verdikleri görülür.
Çalışmayı yürüten Kathryn Piehowski, "Diyet yapan kadınlar genellikle kendilerini en sevdikleri yiyeceklerden mahrum bırakmaları gerektiğini düşünürler. Oysa ki durum böyle değildir. Eğer kontrollü bir şekilde tüketilirse sevilen yiyecekler diyete zarar vermez" diye konuştu.
21. Hamilelik;Yapılan bilimsel araştırmalar, çikolatanın içinde bulunan 'theobromine' adlı bir bileşenin; hamile kadınların 'preeklampsi' rahatsızlığına yakalanma şansını düşürdüğünü ortaya koyuyor.
How made it chocolate ?
Çikolata, tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılan yiyecek. Çikolataya istendiğinde fıstıkfındık vesüt de katılır. Çikolata kalori değeri yüksek, enerji veren bir yiyecektir.
Bitter çikolata: Bileşiminde en az %18 kakao yağı ve en az %14 yağsız kakao kuru maddesi olacak şekilde en az %35 toplam kakao kuru maddesi içeren çikolatadır.
Sütlü çikolata: Bileşiminde en az %2,5 yağsız kakao kuru maddesi olacak şekilde en az %25 toplam kakao kuru maddesi içeren, ayrıca en az %14 süt kuru maddesi ve en az %3,5 süt yağından oluşan, kakao yağı ve süt yağı toplam miktarı ise en az %25 olan çikolatadır.
Beyaz çikolata: Bileşiminde en az %20 kakao yağı ve en az %14 süt kuru maddesi içeren ve en az %3,5’i süt yağı olan çikolatadır.
Dolgulu çikolata: Dış kısmı toplam ürün ağırlığının en az %25’ini içeren, bitter çikolata, sütlü çikolata, bol sütlü çikolata ve beyaz çikolatalardan birinden oluşan dolgulu çikolatadır.
Pralin: Toplam ürün ağırlığının en az %25'i bitter çikolata, sütlü çikolata, bol sütlü çikolata, beyaz çikolataların kombinasyonundan, karışımından veya herhangi birinden ya da dolgulu çikolatadan oluşan bir lokma büyüklüğündeki çikolatadır.
En Sevdiğimiz Yiyecekler & İçerikleri ;

  • Süt Tozu ;
    Üretimi;
    Sütün ısıl işlemlerle kurutulması sonucu sadece içinde katı maddeler kalır ve buna süt tozu denir.

    Kullanım Alanları;
    Kek, Çikolata, Bisküvi, Gofret, Bebek Mamaları, Hazır Çorbalar, Dondurma, Şekerleme, Peynir
  • Kabartıcı ;

    Üretimi;

    Kimyasal kabartıcıların su ile reaksiyona girmesi sonucu oluşan karbondioksit, kullanıldığı ürünün kabarmasını sağlar.

    En çok bilinen karbondioksit kaynağı, pişirme sodasıdır. Saf, ucuz, kolay kullanılan ve istenmiyen bir tad oluşturmamaktadır. 

    Un ve diğer bileşenlerin biraz asidik özellik taşımalanndan dolayı, yalnız başına kullanıldığında bile karbondioksit gazı oluştururlar. 

    Ancak bir miktar asit ile birlikte daha çok gaz üretilebilmektedir.

    İşlevi;

    Kabartma asidinin, pişirme sodasına oranı ve kullanılan asidin türü tat üzerinde etkili olabilmektedir. 
    Seçilen kabartıcı asit, gözenek yapısı üzerinde etkili olmaktadır
    pH değeri son ürünün rengi üzerinde etkili olmaktadır. Az miktardaki pişirme sodası, miktara bağlı olarak pH düşmekte ve ürünün iç rengi daha beyaz olmaktadır. 

    Fazla miktardaki pişirme sodasına bağlı oluşan yüksek pH ürün içinin daha koyu olmasına neden olur.
    Bu renk çikolatalı ürünlerde daha çok tercih edilmektedir.

    Kullanım Alanları;

    Fırın ürünleri, Gıda Sanayi ( Kraker, Kek, Bisküvi, Kurabiye).
  • Asit Düzenleyici

    İşlevi;
    Bir gıdanın pH'sı, ürünün asitlik veya bazlığının ölçüsüdür. pH skalası 0 -14 arasındadır. 7'nin altındaki pH asidik, pH 7 nötr ve pH 7'nin üzeri alkalidir. Bizim tatma duyumuz, kompleks gıda sistemleri içerisinde yalnız büyük pH değişimlerini farkedebilir. Asit ürün, ekşi tadılırken, alkali ürün acı tadılır. Asit gıdalara örnek olarak turunçgil meyveleri (portakal, limon, greyfurt gibi), meyve suları veya yoğurt verilebilir. Alkali gıdalara örnek olarak yumurtanın beyazı ve yemek sodası verilebilir. 

    Asit düzenleyiciler, proses, lezzet ve güvenlik için önemli özel bir seviye olduğunda, asitliği ya da alkaliliği değiştirmek ve kontrol etmek için kullanılır. pH'nın yetersiz kontrolü, potansiyel sağlık tehlikesine neden olabilecek istenmeyen bakterilerin gelişmesine neden olabilir.
    Avrupa Birliğindeki asit düzenleyici örnekleri
    Sitrik asit (E 330), çoğu antioksidanın aktivitesini arttırır, fakat kendisinin antioksidan özelliği yoktur. Buna ek olarak marmeladın jel konsistansını arttırır ve meyvelerde ve meyve ürünlerinde enzimatik esmerleşmeyi düşürür. 

    Kullanım Alanları;
    Paketlenmiş Tatlılar, Peynir Süt Ürünleri, Konserve meyve-sebze-bakliyat, Şekerlemeler, Marmelatlar, Reçeller, Margarin, Bebek Maması, Bisküvi.
  • Fruktoz Şurubu

    Üretimi;
    Mısır nişastasının önce glikoza, sonra da bu glikozun yüksek oranlı fruktoza dönüştürülmesiyle oluşturulan kimyasal şeker. Bu işlem sırasında 3 farklı enzim kullanılarak nişastanın parçalanması gereklidir.

    İşlevi;
    Fruktoz şurupları tatlı tat verme özelliklerinin yanı sıra gıdalarda lezzetin gelişmesinde de rol oynar. Fruktozun dil üzerinde algılanma yoğunluğu sukroza göre çok daha yüksek olup ve hissedilme süresi kısadır. Bu nedenle fruktoz şurupları gıdalarda karakteristik lezzet özelliklerinin algılanmasını zenginleştirmede etkilidir. 

    Kullanım Alanları;
    Gıda Sanayi ( Kek, Bisküvi, Kurabiye), Fırın Ürünleri, Süt Ürünleri, Mayonez, Salata Sosları.
  • Glukoz Şurubu

    Üretimi;
    Nişastadan elde edilen hidroliz ürünleridir. Buğday, mısır, patates veya diğer bitkilerden elde edilen nişasta glikoz şurubu yapmak amacıyla kullanılabilir.

    İşlevi;
    Glukoz şurupları tatlı tat verme özelliklerinin yanı sıra gıdalarda lezzetin gelişmesinde de rol oynar. Gıda sanayinin vazgeçilmez hammadelerindendir. 

    Kullanım Alanları;
    Gıda Sanayi ( Kek, Bisküvi, Kurabiye), Fırın Ürünleri, Reçel, Helva, Dondurma
  • Lesitin / Emülgatör

    İşlevi; 
    Lesitin birçok gıdada emülgatör (emülgatörler yağın su fazından ayrılmasını engellerler), stabilizatör olarak kullanılır.

    Kullanım Alanları;  
    Margarin, Mayonez, Çikolata ürünleri, Pasta, Kurabiye, İlaç ve Kozmetik
  • Yapay Aroma 

    İşlevi;      
    Kimyasal yollarla sentezlenen ancak kimyasal yapısı doğal aroma maddelerinden farklı olan maddelerdir. Yapay aroma maddeleri, doğada hiç bir kaynakta tespit edilmemiştir. Etil vanilin örnek olarak verilebilir. 

    Kullanım Alanları;
    Bisküvi, Bebek Maması, Çikolata, Dondurma, İşlenmiş Et Ürünleri.
  • Bunların dışında kıvam attırıcı , bitkisel ve palm yağları , esans miktarda fındık veya gluten , yumurta kullanılır ..

How It Made Wine ?


Şarap yapmak için önce üzümler bağlarından toplanır, ardından ezilir sonra, maya (üzümde doğal olarak bulunur) üzüm suyundaki şeker ile birleşir ve aşamalı olarak bu şekeri tüketerek alkole dönüşür. Maya aynı zamanda havada buharlaşan karbondioksiti üretir. Mayanın işlemi tamamlandığında üzüm suyu şaraba dönüşür. Üzüm şarabı kırmızı,beyaz veya rose (pembe) olur. Bunun yanı sıra köpüklü şaraplarda mevcuttur. Ayrıca, şaraplar içindeki şeker miktarına göre de sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırmaya göre; sek, dömi-sek, yarı-tatlı ve tatlı olmak üzere dört ana grup vardır. Üzümden imal edilmeyen şaraplara meyve şarabı adı verilir. Her meyveden şarap üretilebilir. Fakat dünyada şarapların büyük bir kısımı üzümden üretilmektedir. Arpa gibi nişasta içeren bitkilerden yapılan içecekler şarap sınıfına girmez. Şarap genelde üzüm ve meyvelerden elde edilir.En iyi içme zamanı on yıldan sonradır ve kırk yıla kadar içilebilir. Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir. Pirincin buharla pişirilip mayalanmasıyla elde edilir.
Cabernet Sauvignon, Merlot, Pinot Noir, Shiraz/Syrah, Zinfandel, Nebbiolo, Sangiovese, Tempranillo, Aglianico, Gamay, Grenache, ve Barbera başlıca kırmızı üzüm türleridir. Chardonnay, Riesling, Sauvignon Blanc, Pinot Gris/Pinot Grigio, Gewürtztraminer, Chenin Blanc, Muscat, Pinot Blanc, Sémillon, Trebbiano ve Viogner ise başlıca beyaz üzüm türleridir.






Türkish Traditional of Wine ( ÖKÜZGÖZÜ );


Öküzgözü (şarap), Elazığ bölgesi civarlarında yetişen siyah renkli üzümlerden yapılan şaraptır.
Elazığ ve çevresinde iki tür kırmızı üzüm yetiştirilir. Bunlar; Boğazkere üzümü ve Türkiye’nin en iri taneli üzümlerinden sayılan Öküzözü'dür. İriliğinden dolayı önceleriÖküzgözü olarak adlandırılmış olan bu üzüm muhtemelen daha sonraları Öküzözü olarak anılmaya başlanmıştır. Yuvarlak ve koyu renklidir; yapılı, kalıcı, kırmızı meyvemsi, dolgun, hafif tanenli özellikleriyle, yıllandırılmaya uygundur.

Other the most Famous Traditional of Wine (Shiraz Wine )

Şiraz Pers İmparatorluğunun yıllarca başkenti olmasıyla bilinen İranın güneyinde bulunan bir kenttir. Şarapçoğu kişinin yanlış bildiği ancak arkeolojik olarak ıspatlanmış bir Pers icadıdır. ancak Perslerin icat ettiği şarap geleneksel Fransız şaraplarından biraz daha farklı yapılmaktaydı. o özgün lezzte ve tarif 5000 yıldan beri muhafaza edilmiş ve Şiraz Musevilerinde günümüze kadar getirilmiştir. son yıllarda o özgün lezzet Şarap fabrikalarınca benimsenmiş ve piyasaya sunulmuştur. Şiraz Şarabı geleneksel şaraptan farklı bir biçimde yapılır. Yapımında Üzüm Suyu yerine Üzüm direkt olarak kullanılır. bu tarz şarabı yapmak için özenle seçilmiş siyah üzüm (Orijinal olarak yapılması istenilirse Şiraz Üzümü kullanılması gerekir. Şiraz Üzümü ilk olarakKanada'da İran İslam Devrimi ile beraber yurtdışında göçmüş İran Yahudilerince yetiştirilmeye başlanmış oradan dünyaya yayılmıştır. En önemli özelliği ise çekirdeksiz çok tatlı bir siyah üzüm olması. İran Azerileri bu üzüm türüne Şahana, Persler ise Khalalar ismini vermişlerdir.) tanelerine ayrılarak büyük bir küp (Anfora) içine konur ve serin bir yerde bekletilir. 3 gün sonra su salan üzümler karıştırılır daha sonra beklemeye devam edilir yaklaşık 7 gün sonra üzümler el ile sıkılır ve suyunu salması istenilir. daha sonra karıştırılmaya devam edilir ve sonunda tadı beğenildiği zaman süzülür. tortusu ayrılır tekrar küplere doldurulur ve beklenir. birkaç ay içinde sifonlanır (hortumlarla üst kısmı şişelere doldurulur ve dibine çöken tortular küpte kalması ve şaraba karışmaması sağlanır.) şişelenen şaraplar mantarları preslenir ve üzerine mum(Şişe ağzı ve mantar arasındakii gözeneklere havaya tamamıyla kapalı olması için)dökülür; mahzende muhafaza edilir. Günümüzde en büyük Şiraz şarabı üreticileri Kaliforniya, Fransa ve Kanada'da bulunmakatalar ancak İran Şeriat kurallarına karşı evlerde şiraz şarabı üretimi devam etmektedir.


Production of Kinds ;(Üretim Yöntemine Göre )

- Hafif Şaraplar

Şarapların çoğu bu kategoriye girer. Genelde birisi şarap dediğinde akla gelen bu çeşit şaraplardır. Köpürmezler ve baloncuklu değildirler. Büyük çoğunluğu %11,5-14 arası olmak üzere, %8-15 arası alkol içerirler.
Hafif şarapların çoğu, Fransa’dan Bordeaux  ve Bourgogne, İspanya’dan Rioja ve İtalya’dan Chianti  örneklerinde olduğu gibi, üretildikleri bölgenin adıyla anılırlar. Avustralya gibi yeni dünya ülkelerinin şarapları genelde, kullanılan üzümün adıyla anılırlar; Chardonnay veya Shiraz gibi.

- Köpüren Şaraplar

Bu şarap, içinde karbondioksit baloncukları barındırır ve ikiye ayrılır doğal köpüren, suni şaraplar.Genelde kutlama amaçlı tüketilen bu şarap türünün en tanınmışı (ve genelde en pahalısı) Fransa’da üretilen Şampanya’dır (Champagne). İspanya’dan Cava ve İtalya’dan Asti örneklerini de verebiliriz, ama köpüren şarap dünyanın pek çok farklı yerinde yapılmaktadır.

- Likör Şaraplar

Bunlar, dışarıdan üzüm alkolü katılan ve dolayısıyla %15-22 gibi normal şaraba göre daha yüksek alkol olan şaraplardır. Örnekleri; İspanya’nın Sherry ve Portekiz’in Porto şaraplarıdır.

Üzüm Çeşitliliğine Göre ;

Şarap çeşitleri, üzüm çeşitliliğine göre monosepaj ve kupaj olarak ayrılır.


Monosepaj
Tek üzümden üretilen şaraplara verilen isimdir.Örneğin bir şarapta sadece öküzgözü kullanılıyorsa bu monosepaj olur.

Kupaj
İki veya daha fazla üzümün harmanlanmasıyla üretilen şarapları ifade eder. Cabernet Sauvignon-Merlot kupajı veya Narince-Chardonnay üzümlerinin  kupajı gibi.







Consumption Common With Fermented Products in the World ;
(Dünyada Tüketimi Yaygın Olan Fermente Ürünler )
 


Kimchi ;

Kore’de 2000 yıldır fermente bitkisel ürünler tüketilmektedir. Kimchi, Kore’lilerin çok iyi bilinen ve 100’den fazla türde sebzenin laktik asit fermantasyonu sonucu oluşan geleneksel bir ürünüdür. Sebzeler pişirilmeden tuzlu suda fermantasyona bırakılmaktadır. Havuç, brokoli, yeşil soğan, sarımsak, turp ve zencefil gibi çeşitli sebzeler kullanılmaktadır. Kore’liler kimchiyi kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinde tüketmektedirler. Tipik Koreli bir yetişkin günde ortalama 50-200 g kimchi tüketmektedir (Kim ve Chun, 2005; Wacher ve ark., 2010, Lee ve ark., 2011). 


Sauerkraut (Lahana Turşusu);

 Lahana turşusu olarak bilinen fermente ürünü hazırlamak için; beyaz lahana dilimlenerek ve tuz eklenerek güveç veya ahşap kaplara konulur. Kapların ağzı ağır bir kapak ile kapatılıp 15.5 °C de en az bir ay fermantasyona bırakılır. Lahana yapraklarında doğal olarak bulunan mikroorganizmalar oksijen yokluğunda laktik asit oluşturur. Oluşan laktik asit lahanayı korur (Niksic ve ark., 2005; Wacher ve ark., 2010; Ayotte, 2012). İlk olarak Almanya ve Batı Avrupa’da yapılmıştır. Et ve sosis yemeklerinin yanında garnitür olarak, salatalarda, sandviçlerde ve bazı hamur işlerinde kullanılır. Günümüzde ülkemizde de sık yapılmakla birlikte geleneksel olarak en çok Polonya da popülerdir (Tamang ve Samuel 2010; Wacher ve ark., 2010)


Gundruk;

 Himalaya’da çok eski zamanlarda savaşlarda saldırganlardan yiyecek saklamak amacıyla kırmızı turp ve yeşil yapraklı sebzelerin fermente edilip çukurlar kazılarak saklandığı belirtilmektedir (Tamang ve Samuel 2010). Gundruk, Himalaya’da yeşil yapraklı sebzeler, hardal ve karnabahar yapraklarının soldurularak rendelenmesi ile hazırlanmaktadır. Solmuş ve parçalanmış yapraklar hafifçe ezilmekte, toprak kavanoz ve kaplar içine preslenerek konup ılık bir yerde 7-10 gün boyunca doğal fermantasyona bırakılmaktadır. Kimchi ve sauerkrautun aksine tüketilmeden önce 3-4 gün kurumaya bırakılır.Kurutulmuş gundruk 2 yıl boyunca saklanabilmektedir Gundruk çorba olarak veya turşusu yapılarak başlangıç (iştah açıcı) ve garnitür olarak tüketilmekte aynı zamanda tüm yerel marketlerde de satılmaktadır (Wacher ve ark., 2010). 


Sunki;

 Japonya’da şalgam ve kırmızı turp yapraklarından hazırlanan tuzsuz fermente bir üründür. Sunki düşük sıcaklıklarda (kış sezonunda) üretilmektedir. Şalgam kaynatılıp küçük yabani elma ve önceden kurutulmuş sunki ile aşılanır ve 1-2 ay boyunca fermantasyona bırakılır. Sunki genellikle pirinç ve fermente soya ürünü olan miso çorbası ile beraber yenir (Wacher ve ark., 2010). 



Teşekkür ederim ...
Merve Şeyda KARAÇIL, Nilüfer ACAR TEK
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Ankara